yaşamanın gereği mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşamanın gereği mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

zeytin diken deli

evime geldim oldukça uzun bir zaman aralığından sonra..
evimizden taşınmışız.. yeni evimizin yeni koltuğunun ucuna yabancı yabancı oturuverdim.
annemin gözü gibi baktığı
vakti zamanında kıskandığım çiçekleri ilişti gözüme.
önce pisler dedim çocuk gibi.
sonra baktım
en az benim kadar garip duruyorlardı odanın köşesinde...
kıyamadım kıskandığım tanıdıklarıma...

sonra sonra alıştı onlarda benim gibi.
onlara su verildi
bana taze balık:)
menfaat dünyası.

eve gelmek demek
aile... komşu, akraba,
gidenler, gelenler...
bu kadar üç noktayı sevmem ama
gidipte gelemeyen, gelmesi olası olmayanlar...

acı kahveyle devam eden,
deniz dalgalarının sesi eşliğinde uzun balkon sohbetleri demek ya...

saatler süren sohbetler
ağlaşmalar
annemin sevmediği dedikoduda olmayınca
uzayıp giden öyküler
hepsinden
hepsinden sonra
bazen yaşamak için delirmenin şart olduğunu düşündüm.
aksinin sağlıksız olduğunu...

zira
yaşamak sevmektir ya.
en sevdiğin
en yanında olmak istediğin olmayınca
naparsın dağ çileğinin yabani tadını.
hangi şarkı seni mutlu eder
anısız.
hangi yüz güzel gelir
sevdiğin değilse.

kimini ömrünü bir ettiği saçını ağarttığı
kimini içinde büyüttüğü
kimini yoldaşı
terkederse
uzanıp dokunabilmek mümkün değilse
zamanın ölçülebildiği alemde

bazen tek çaredir delirmek.
aksi daha delilik.

ya da aksi denilen gibi zeytin dikeceksin yetmişinde...

"yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından."

delirmenin en insani olduğunu bildim bu şaka tatilde... dönünce evime önce sevdiğimi sonra en insanları görücem evlerinde...

sözsüz.


Petrol kenti Batman'dan Kültür kenti İstanbul'a Projesiyle gelen
krem renkli
kara kaşlı öğrencilerimize veda etti
bugün İstanbul.
İstanbul'u anlatırken insanımız...


çalışan güzelle çalışan çirkin diyaloğu

hayata yeni başlangıçlar için
geride kalanı
2.el fiyatına verip
eskisinden kıymetlisini mi alıyoruz
soytarılardan.
peki ya üstüne ne veriyoruz
yeni hayat bedeli.
kimdir ki eski hayatı kötü eden
yenisini etmemeye cismi mi var*
...
çirkin olmak tercih değil
güzel olmak gibi.
seni
sen
yapan ne,
çirkin.
"çirkinliğin önüne geçmek için çok çalışmalı"
dedi biri.
peki bilir misin
"güzelliğin önüne geçmek için ne kadar çalışıldığını..."
neyse ne.
dinlencesiz haftasonlarına:)

**fotoğraflarıda gelicek.
şimdi çalışmalı...
*çalıştım bitti.gitti.
uzman oldum. akıllı olun.

fındık kurdu.



Aradan yüzyıllar geçmişçesine garip bir zaman geçmişti ki kız herşeye şaşıyordu. nasıl olurdu da elindeki sigarasıyla girerdi odaya. oysa kardeşi vardı...
şimdi tıpkı bir yabancıya bakar gibi; her yüzyılda yaptığı gibi bakıyordu ona. her yıl en az bir kere baktığı gibi.
nasıl da alışkındı etrafındakiler.
kimse garipsemiyordu.
oysa yasaktı, olamazdı kızın dünyasında böyle şeyler. hemen dışlar atardı hayatından.
bundan mı yalnızdı...
hani şikayetçi olduğu yalnızlık bundan mıydı.
o zaman yalnız kalmalıydı...
zira biliyordu bu bakışını unutmak ve rahat uyuyabilmek için yine gitmeliydi.
uzağa.
yine tek başına ve yorucu bir yolculuğa çıkmalıydı, yüzyıllar süren.
geride alışkın küçük kardeşleri olsa da.
bencilliğin ettikleri mi?
yaşamanın gereği mi diye diye....
o neden alışmamıştı peki
hep böyle bakmıştı
böyle baktığı içinde hep yolculuk yapmak zorunda kalmıştı
ama hep geride bıraktıklarının kabullenmiş bakışlarından incinerek
mutlu gibiydiler.
fındıktan çıkan kurdu, öldürmüyordu henüz küçük kardeşi..ama daha büyük olanı artık öldürüyordu.
kaçmakla iyi mi etmişti?
uzak, yaşamak için gerekli miydi
kalırsa o da öldürür müydü fındıktan çıkan kurtları
belki de fındıktan çıkan kurtları öldürmeliydi
çünkü fındıktan çıkan kurtları herkes öldürür!

lafın özü

hayat (6) UMUT (4) kadın (4) yaşamanın gereği mi (4) zaman (4) istanbul (3) kardeş (3) mutluluk (3) seramik yeşili (3) uykusuz ve endişeli bir gece dahanın ardından (3) çengelköy (3) GELENEKSEL BUNALIM GÜNLERİ (2) acıtmak (2) aile (2) arkadaş (2) ateş (2) aşk (2) beyin (2) biletsiz (2) cemal süreyya (2) deli (2) deniz (2) doğum günü (2) düşünce (2) düşünmek (2) edith piaf (2) evcil (2) felsefe (2) fotoğraf (2) garipseme (2) gece (2) gerçek ses (2) gölge (2) hüzün (2) kapı (2) karga (2) koku (2) kırmızı (2) kırmızı elma (2) kız kulesi (2) martı (2) masal (2) mavi tablo (2) ot pücür (2) psiko (2) renk (2) sigara (2) sonbahar (2) tatil (2) trafik (2) yakaza (2) yaşlanmak (2) yeni gün (2) çikolata (2) çikolata kahve (2) çınaraltı (2) ölüm (2) İFSAK (2) -yor eki (1) 2.el (1) 23 Nisan Çocuk Bayramı (1) 24 kasım (1) 29 Ekim (1) 3. metoçayevi (1) 7 kat (1) ALZHEİMER. anneanne (1) Allah (1) Amelie (1) Avro Part (1) BAŞIN GÖĞE ERDİ Mİ? (1) Chuck Berry (1) Click (1) Cumhuriyet (1) DNA (1) FİLİSTİ (1) Haldun Taner Sahnesi (1) Hamilelik (1) Kain Boye (1) Kelebek etkisi (1) Masum değiliz (1) My Sassy Girl (1) Petrol kenti Batman'dan Kültür kenti İstanbul Projesi (1) SABAH (1) SANA NE (1) Sebahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna (1) Siddhartha (1) Uyuyan Güzel sanmak (1) Yarım ve uluorta (1) acı (1) afiyet olsun (1) ahmak (1) alıntı (1) alışkanlık (1) anne oluyorum (1) anı (1) ara cafe (1) ayak (1) ağaç (1) ağlamak (1) aşırı gürültülü ve inanılmaz yakın (1) bahar (1) balans (1) balerin (1) bayım (1) ben beyaz bir at bekliyordum (1) ben gidersem- fikret kızılok (1) benim kararım (1) beyaz (1) biga (1) billy joel (1) bion (1) bir yer (1) boğaz (1) boşanma (1) böcek (1) böcük (1) bölsünler (1) bünye (1) cafe (1) cahil cuhela (1) cambaz (1) can atilla (1) cihangir (1) dalga (1) dank (1) deep purple (1) dem (1) deprem (1) dilsiz (1) dinlemek (1) dost (1) dudak (1) dönüş (1) düğün (1) eczane (1) ekmek (1) eksik bir şey var (1) elif şafak (1) erdem (1) erken (1) evlat (1) eylem (1) ezginin günlüğü (1) eşcinsel (1) farazi (1) fare (1) farkındalık (1) fotoğraf yarışması (1) fındık kurdu (1) garcia marquez (1) gişe (1) görmek (1) gündüz (1) güneş (1) güven (1) güzel (1) güç (1) haftasonu (1) hak (1) haklı (1) hamilelikte boşanma kararı (1) hamster (1) hasret (1) havaalanı düşleri (1) hayal (1) hayatı belgele (1) hayvan (1) hediye denizi (1) helva kavurmak (1) imdb (1) iskele (1) izlemek (1) jonathan safran foer (1) kader (1) kapalı (1) kaplumbağa (1) kara boya (1) kayıp sembol (1) kaza (1) kedi (1) kendini bulmak (1) keşke (1) kibir (1) kifayetsiz (1) kimlik (1) kimsesizlik (1) korku (1) kurtlarla koşan kadınlar (1) kurşun döktürme (1) kör (1) kütük (1) kırık (1) kısa (1) kıymık bacaklı (1) lakırdı (1) laleli (1) lanet (1) led zeppelin (1) limonlu bahçe (1) magnezyum (1) makyaj teknikleri (1) mağara (1) melek (1) melekler kahvesi (1) milad (1) minik (1) mutlu bayramlar efenim (1) mutsuz (1) müesse (1) müzik sanatı (1) nazım hikmet ran (1) nine (1) noktasal ışık ölçümü (1) obur dünya (1) om (1) ortaköy (1) otistik (1) pencere (1) poza müdahale (1) prenses (1) rahatsız (1) renkli manav (1) saat (1) sade kahve (1) sahil (1) sarhoş (1) sarmısak (1) sarı (1) sarımsak (1) sağır (1) senfoni (1) sevgili (1) sezen aksu (1) sigara bırakmak (1) siyah zeytin (1) sokak (1) sokratik konuşma (1) süt (1) taksim (1) taktaktaktaktaktaktaktaktaktaktaktaktaaaaaaaak (1) tanrının kitabı (1) tat (1) tez (1) tiyatro (1) tokmak (1) tropik (1) turkuaz (1) tutku (1) türkiye maçı (1) ufukta bir gemi (1) uçurum (1) vahşi kadın (1) vakti zaman (1) varış (1) viraj (1) yaklaşma (1) yalnızlık (1) yangın (1) yanık (1) yasak (1) yazmak (1) yer yarılsın (1) yer yön. (1) yol (1) yüzyıl (1) yıllar (1) zenit (1) zevk (1) zuzu (1) Öğretmenler günü (1) ÜNZİLE (1) çalışmak (1) çamlıca (1) çirkin (1) çocuklar (1) öldürmek (1) ölmek (1) ömür (1) özlem (1) öğrenci (1) üzüm (1) üşüme (1) şarap (1) şarkı (1) şehvet (1) şikayet (1)