Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

Sayın Lordum..siz beni hiç görmediniz.

Sayın Lordum

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Masama oturun
Dışarda hava o kadar soğuk ki
Burası rahat
Ne yaparlarsa karışmayın,Sayın Lordum
Ve rahatınıza bakın
Acılarınızı benim kalbime
Ve ayaklarınızı bir sandalyeye koyun
Sizi tanıyorum Sayın Lordum
Siz beni hiç görmediniz
Ben sadece bir liman kızı..
Ve sokağın bir gölgesiyim
Gene de çok yakınınızdan geçtim
Dün siz geçerken
Çok gururluydunuz
Öyle ya ! Tanrı sizi memnun ediyordu
Omuzlarınızda dalgalanan
İpek fularınız ile
Önemli bir rolünüz vardı
Sanki bir kral gibiydiniz
Bir hanımefendinin kolunda
Muzaffer bir eda ile yürüyordunuz
Aman Tanrım ! kadın ne kadar güzeldi…
Kalbimde o kadına karşı soğukluk duydum

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Masama oturun
Dışarda hava o kadar soğuk ki
Burası rahat
Ne yaparlarsa karışmayın,Sayın Lordum
Ve rahatınıza bakın
Acılarınızı benim kalbime
Ve ayaklarınız bir sandalyeye koyun
Sizi tanıyorum Sayın Lordum
Siz beni hiç görmediniz
Ben sadece bir liman kızı..
Ve sokağın bir gölgesiyim

Bir de derler ki
Bazen herkesin yüreğinin parçalanması için
Bir geminin olması yeterlidir
Gemi gittiği zaman
Hayatınızı mahvettiğini
Anlamayı beceremeyen
Öylesine tatlı gözlerindeki
Yumuşaklığı da Lord ile beraber götürürdü.
Aşk ağlatır
Bu da gösteriyor ki hayat
Sonra yeniden yakalamak için
Tüm fırsatları size verir

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Bir çocuk gibi görünüyorsunuz
Ne yaparlarsa karışmayın Sayın Lordum
Benim krallığıma gelin
Ben vicdan azabını tedavi ederim
Ben romans(dokunaklı aşk şarkısı) söylerim
Hiç şansları olmayan
Lortları anlatırım
Bana bakın,sayın Lordum
Beni hiç görmediniz
Ama..siz ağlıyor musunuz sayın Lordum ?
Buna asla inanmazdım
Eh peki,hadi bakalım sayın Lordum
Bana gülümseyin sayın Lordum
Bundan daha iyisi küçük bir gayret..
İşte bu..
Haydi gülün sayın Lordum
Haydi ! şarkı söyleyiniz sayın Lordum
La la la
Ve evet dans ediniz sayın Lordum
La,la,la bravo sayın Lordum
La,la,la..bir daha sayın Lordum…la la la

Sayın Lordum..siz beni hiç görmediniz.















Sayın Lordum

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Masama oturun
Dışarda hava o kadar soğuk ki
Burası rahat
Ne yaparlarsa karışmayın,Sayın Lordum
Ve rahatınıza bakın
Acılarınızı benim kalbime
Ve ayaklarınızı bir sandalyeye koyun
Sizi tanıyorum Sayın Lordum
Siz beni hiç görmediniz
Ben sadece bir liman kızı..
Ve sokağın bir gölgesiyim
Gene de çok yakınınızdan geçtim
Dün siz geçerken
Çok gururluydunuz
Öyle ya ! Tanrı sizi memnun ediyordu
Omuzlarınızda dalgalanan
İpek fularınız ile
Önemli bir rolünüz vardı
Sanki bir kral gibiydiniz
Bir hanımefendinin kolunda
Muzaffer bir eda ile yürüyordunuz
Aman Tanrım ! kadın ne kadar güzeldi…
Kalbimde o kadına karşı soğukluk duydum

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Masama oturun
Dışarda hava o kadar soğuk ki
Burası rahat
Ne yaparlarsa karışmayın,Sayın Lordum
Ve rahatınıza bakın
Acılarınızı benim kalbime
Ve ayaklarınız bir sandalyeye koyun
Sizi tanıyorum Sayın Lordum
Siz beni hiç görmediniz
Ben sadece bir liman kızı..
Ve sokağın bir gölgesiyim

Bir de derler ki
Bazen herkesin yüreğinin parçalanması için
Bir geminin olması yeterlidir
Gemi gittiği zaman
Hayatınızı mahvettiğini
Anlamayı beceremeyen
Öylesine tatlı gözlerindeki
Yumuşaklığı da Lord ile beraber götürürdü.
Aşk ağlatır
Bu da gösteriyor ki hayat
Sonra yeniden yakalamak için
Tüm fırsatları size verir

Haydi,gelin Sayın Lordum !
Bir çocuk gibi görünüyorsunuz
Ne yaparlarsa karışmayın Sayın Lordum
Benim krallığıma gelin
Ben vicdan azabını tedavi ederim
Ben romans(dokunaklı aşk şarkısı) söylerim
Hiç şansları olmayan
Lortları anlatırım
Bana bakın,sayın Lordum
Beni hiç görmediniz
Ama..siz ağlıyor musunuz sayın Lordum ?
Buna asla inanmazdım
Eh peki,hadi bakalım sayın Lordum
Bana gülümseyin sayın Lordum
Bundan daha iyisi küçük bir gayret..
İşte bu..
Haydi gülün sayın Lordum
Haydi ! şarkı söyleyiniz sayın Lordum
La la la
Ve evet dans ediniz sayın Lordum
La,la,la bravo sayın Lordum
La,la,la..bir daha sayın Lordum…la la la

Seninki kaç santim? - Greenpeace

Seninki kaç santim? - Greenpeace: "2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."

düğün masalı


ayın halelerinde kalmış peri tozu döküldü saçlarıma
o gece.
aynı gece sihirli küpün ağzı açıldı yine
onlarca kahkaha çıktı
kötü kaba çirkin.
bazen sessiz bir çığırtkanlıkla kör etti gözlerimi
bazen pembeydi bebek yanaklarından çıkan kahkaha
içimde renkli bahar kelebekleri
suyun üzerinde kanat çırpan balıkçıllara göz kırptı,
uçtu onlarla,
sudaki balıklarla yüzdü ve yeşil kurbağanın
üzerinden atlayıp dolandı boynuma.
atkım oldu ısıttı beni.

ıssız bir dağın tepesinde
yeryüzünün en derinlerinden şırıl şırıl bir akan su vardı bakışlarında,
ve minnetinden şüphe duyulmayan yaşlı teyze kadar
içtendi elleri.
sabahın seherinde yaprakların üzerinde kalmış çiğ damlaları gibi ışıldadı gözlerim,
anneannemin çocukken kavurduğu helva kokusunu duydum
"sen dedi, çocuksun hala..."



bakışların gidince elden
hassas zincirlerin kopmasına
hassas iki kelam etmek kafidir dosta.
sihirli küpüme
biraz aşk koydum biraz da kırmızı napolyon kirazı.
yeşil sarmaşıklarla doladım ağzını,
açtı ağzını ve ağladı
tüm dünyanın tahminimizden çok çok fazla ağlayışlarını anlattı
ağız dolusu.

sonra cam gibi gözlerle uçuşa geçen zihinde yolculuk başlar,
eskiye eskiye..

KARA BOYA

Kış geldi
birden bire
kara kara
koca koca boyalar yuttular.
çiğnemeden...

önce kimse farketmedi yavaşça kararan rengi,
bir süre gri kaldık
duyarsız
duygusuz.

sonra kara kara olduk
koca koca boyalar gibi...

koca koca kadınlar
koca koca adamlar
kara kara oldular...
karamsar, kötü, kör.

keşke bir kar yağsa aksa tüm karalar, beyaz karlar karalara boyansa da.

cennete giden merdiveni satın al bugün...



der ki Zeppelin;

Bir kadın var tüm parıltıların altın olduğuna emin,
Ve bir merdiven satın alıyor, cennete giden.
Biliyor ki; oraya vardığında tüm mağazalar kapalı olsa da,
Bir kelimeyle elde edecek almaya geldiğini.
Ve bir merdiven satın alıyor, cennete giden.

Bir işaret var duvarda,
Ama; o emin olmak istiyor,
Çünkü bilirsiniz; bazen iki anlamlıdır kelimeler.
Irmağın kenarındaki o ağaçta,
Bir kuş var ve diyor ki şarkısında:
"Bazen tüm düşlerimiz dolar kuşkuyla."

Ah, meraklandırıyor beni...

Bir his var içime doğan, her batıya baktığımda,
Sanki ruhum haykırıyor gitmek için.
Düşlerimde görüyorum onları,
Ağaçların arasından yükselen duman halkalarını,
Ve seslerini düşlüyorum, durup seyredenlerin.

Ah, bu beni meraklandırıyor işte,
Bu beni gerçekten meraklandırıyor...

Ve fısıltılar dolaşıyor ki; yakında,
Eğer hepimiz katılırsak ezgiye,
Gerçeğe götürecek bizi kavalcı.
Ve yeni bir şafak doğacak,
Dayananlar için kadim zamanlarca.
Ve orman çınlayacak kahkahalarla.

Eğer bir telaş varsa bahçenizde, korkmayın hemen.
Sadece bahar temizliğidir o, mayıs kraliçesinin.
Iki yol var gidebileceğiniz evet, ama önünde sonunda,
Hala vakit var gidebilmek için, kendi seçtiğin o yolda.

Kafanızda bir uğultu, ve geçmeyecek acısı,
Bilmiyorsanız, ezgiye davet ediyor sizi kavalcı.
Sayın bayan duyuyor musunuz esen yeli?
Ve biliyor muydunuz ki;
Rüzgarın fısıltılarındadır aradığınız o merdiven.

Estiğimizde yoldan aşağı doğru,
Gölgelerimiz ruhlarımızdan daha uzun.
Bir kadın yürüyor hepimizin bildiği,
Beyazlar içinde parlayan ve göstermek isteyen,
Herşeyin nasıl altına dönüştüğünü.
Ve dinlemeyi biliyorsanız, size de ulaşacaktır ezgi,
Hepimiz bir ve birimiz herşey olduğunda,
Bir kaya olup yuvarlanmadığımızda.

Ve sonunda, bir merdiven satın alıyor cennete giden...

(Çeviri: Yolgezer)

bi Bayandan "Bayım" alıntısı... Elibi'ye



Bayım

Bayım, beni sevin isterdim.
oysa siz, hep onları severdiniz.
ölumsüzce severdiniz.
her birini ayrı ölümsüzlükte.
hep dorukta.
bıraz aşağılarda olsaydınız.
daha az kaldırırdım başımı.
beni daha az yorardınız.
sahi sever miydiniz ?
onlardan daha çok.
en daha çok ölümsüzce.
ve herşeysiz sadece benli.
yoksa beni yukarıya mı bekliyorsunuz.
ahh.
yukarısı karlı,sisli ve kibirli.

onları iyi göremediğiniz için mi böyle seviyorsunuz Bayım?
daha masalsı.
aşağıya inip gözlerime bakın isterdim.
daha kusurluca
daha gerçekce.
daha pürüzlüce.
ve beni en derinden hissedin isterdim.
benle titreyin, soluksuz kalın bayım!
ama ölmeyin.
çok yaşayın.
benli çok.
bir ağaç kadar.
bugün çirkinsem
yarın en güzel ben uyanacağım bayım.
birde artık aşağıya inip çiçekler açın.
bahar buraya gelmek üzere! bayım.

Elibi'nin ufak bir paylaşımı, yukarıdaki tüm baylara ithaftır. Cinsiyetsizdir sözüm..

şaşı-bakmak lazım.

Yalnız görüntüde yaşayan yansısı kirli dünyadan ne beklenir ki başka, şaşı-bakmak lazım. şaşırmamak değil.
Bir aynaya bakan kadın,
Bir kadına bakan erkek.
Tanımı dünyanın...
Dünya elips şeklinde kutuplardan basık ekvatordan şişkin.
demişti ilkokulda öğretmenim,
sonra demişti ki vakti zamanın ortaokulunda bir arkadaşım
sandalyeye oturma sıcakken
............... olursun.
Bir aynaya bakan kadın,
Bir kadına bakan erkek dünyası ya
bir aynaya bakar kadın kırmızı dudak sürme göz için.
bir kadına bakar erkek yuvarlak tüm hatlar için.
şimdi eline evinin tozu yapışmış kadın söylene dursun
koltuğu kocaman adam
fırsatlardan fırsat beğensin dünyası.
hay anasını dünyasında yer beğen kendine şimdi, sanıyor musun ki öyle bir yer var batıda,

......
Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya

Fani kurmuşsun temeli
Bilmem sana ne demeli
Koca Mustafa Kemal'i
Yedin yine doymadın mı
.........
...........

yüzüme bakarken Laleli'de bir kadın.


ve Laleli de bir kadın yüzüme bakıyor.
fonda bu mu çalacaktı sen benden giderken.

Çanakkale yolu deniz üstü seferi..

zorla.

Elbet acı duyar tomurcuklar açarken,
Acı duyar büyürken herşey zorlanır.
Kain Boye

Acıyla olgunlaşır insan ya
büyür kocaman olur, daha düşünür olur sessizleşir.
gün olur
büyümek ister,
el, ayak elden düşer
ve küçük küçük yokolursun.

Acıdır ki artık sanal beyinler anımsamaz
dua etmez kocamanlara...


deprem

deprem oldu.
her yer viran şehir artık.
olmasından korktuklarımı sırada gördüm.
sıra bekliyorum.

meslek bozuntusu

hmm..