paylaşmak, küfretmek bazen, yola tükürmek, söylenmek ya da.... yazmak.
düğün masalı
ayın halelerinde kalmış peri tozu döküldü saçlarıma
o gece.
aynı gece sihirli küpün ağzı açıldı yine
onlarca kahkaha çıktı
kötü kaba çirkin.
bazen sessiz bir çığırtkanlıkla kör etti gözlerimi
bazen pembeydi bebek yanaklarından çıkan kahkaha
içimde renkli bahar kelebekleri
suyun üzerinde kanat çırpan balıkçıllara göz kırptı,
uçtu onlarla,
sudaki balıklarla yüzdü ve yeşil kurbağanın
üzerinden atlayıp dolandı boynuma.
atkım oldu ısıttı beni.
ıssız bir dağın tepesinde
yeryüzünün en derinlerinden şırıl şırıl bir akan su vardı bakışlarında,
ve minnetinden şüphe duyulmayan yaşlı teyze kadar
içtendi elleri.
sabahın seherinde yaprakların üzerinde kalmış çiğ damlaları gibi ışıldadı gözlerim,
anneannemin çocukken kavurduğu helva kokusunu duydum
"sen dedi, çocuksun hala..."
bakışların gidince elden
hassas zincirlerin kopmasına
hassas iki kelam etmek kafidir dosta.
sihirli küpüme
biraz aşk koydum biraz da kırmızı napolyon kirazı.
yeşil sarmaşıklarla doladım ağzını,
açtı ağzını ve ağladı
tüm dünyanın tahminimizden çok çok fazla ağlayışlarını anlattı
ağız dolusu.
sonra cam gibi gözlerle uçuşa geçen zihinde yolculuk başlar,
eskiye eskiye..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)





0 söylence.:
Yorum Gönder